IGM, 2022
Keçe Dünyası IGM 2022’de: Konfeksiyon Teknolojilerinde Yeni Bir Dönem
Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası konfeksiyon makineleri fuarı olma özelliğini taşıyan IGM 2022, 27. kez kapılarını açarak sektörün devlerini 8-11 Eylül 2022 tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde bir araya getirmişti. O dönem bir ilke imza atılarak SIGN İstanbul ile eş zamanlı düzenlenen bu dev organizasyon, tekstil dünyasında büyük bir sinerji yaratmıştı. Tarsus Türkiye, Tüyap ve Teknik Fuarcılık ortaklığıyla gerçekleştirilen bu buluşma, KOMİD ve İNSAD gibi sektörün çatı derneklerinin desteğiyle hazır giyim üretiminde kullanılan tüm teknolojileri tek bir adreste toplamıştı. Keçe Dünyası olarak, “Geleceği Tasarlayalım” sloganıyla yola çıkan bu prestijli platformda yer alarak; dikiş, kesim, ütüleme sistemlerinden nakış ve baskı teknolojilerine kadar üretimin her aşamasına değer katan profesyonel nonwoven çözümlerimizi sergilemiştik. İstanbul’un dünya tekstil ticaretindeki merkezi konumunu bir kez daha kanıtlayan IGM 2022, Avrupa’dan Asya’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a kadar dünyanın pek çok yerinden gelen binlerce nitelikli ziyaretçiyi ve satın alma heyetlerini ağırlayarak markamızın küresel vitrinini genişletmemize olanak tanımıştı. Fuar boyunca gerçekleştirdiğimiz etkileşimler, sadece makine parkurlarının değil, bu makinelerin verimliliğini belirleyen yardımcı sanayi ürünlerinin de sektörün geleceğinde ne denli kritik bir rol oynadığını göstermişti.
Dünyanın en önemli tekstil makineleri fuarlarından biri olan ITM’in organizatörlerinin bilgi birikimi ve tecrübesiyle hayata geçirilen IGM 2022, hazır giyim sektörünün tüm ihtiyaçlarına yanıt veren oldukça kapsamlı bir katılımcı profili sunmuştu. İki büyük fuarın eş zamanlı düzenlenmesiyle ortaya çıkan operasyonel etkileşim, hem yerli hem de yabancı yüzlerce katılımcı firmaya benzersiz bir pazarlama ve ağ kurma fırsatı sağlamıştı. Keçe Dünyası için bu fuar, konfeksiyon makineleri sektörüyle teknik tekstil yan sanayisi arasındaki bağları güçlendirmek adına stratejik bir dönüm noktası olmuştu. Üretim sürecinde kullanılan dikiş ipliğinden düğmeye, etiket sistemlerinden yüksek teknolojili kesim makinelerine kadar her türlü ekipmanın sergilendiği bu profesyonel ortamda, biz de kendi nonwoven teknolojilerimizin bu entegre yapıdaki vazgeçilmez yerini vurgulamıştık. Marka değerimiz olan “üretimde süreklilik” ilkesini fuarın yenilikçi ruhuyla harmanlayarak, hazır giyim üreticilerinin operasyonel maliyetlerini düşüren ve ürün kalitesini standardize eden teknik yaklaşımlarımızı doğrudan küresel yatırımcılarla paylaşmıştık. Moda endüstrisinin geleceğine yön veren dijital baskı ve nakış teknolojilerinin buluştuğu bu zemin, markamızın bölgesel liderliğini pekiştirirken, bugün hala devam eden pek çok uluslararası ticari iş birliğinin de temelini o günlerde atmıştı.
Fuar süresince özel olarak tasarlanan standımızda, konfeksiyon ve hazır giyim üreticilerinin spesifik teknik sorunlarına çözüm sunan uzmanlaşmış keçe portföyümüze odaklanmıştık. Özellikle yüksek devirli nakış makineleri için kritik öneme sahip olan destek keçelerimiz, punto nakış uygulamalarındaki mukavemeti ve kumaş üzerindeki kusursuz tutunma performansıyla ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekmişti. Modern üretim hatlarının ihtiyaç duyduğu hassasiyet ve hız taleplerine tam uyum sağlayan ürünlerimizin, “lif hafızası” ve homojen yoğunluk teknolojisi sayesinde fire oranlarını nasıl minimize ettiğini canlı numuneler üzerinden profesyonellere anlatmıştık. İster gelişmiş lazer kesim sistemleri ister geleneksel die-cutting yöntemleri olsun, malzemelerimizin kenar pürüzsüzlüğünü koruyan ve yapısal bütünlüğünü kaybetmeyen doğasını teknik verilerle destekleyerek sergilemiştik. Ayrıca, lojistik ve depolama süreçlerinde kullanılan, askılı taşıma sistemlerine uygun koruyucu nonwoven kılıf çözümlerimizin sevkiyat güvenliğindeki avantajlarına değinmiştik. Keçe Dünyası olarak IGM 2022’de sergilediğimiz bu ürün çeşitliliği ve mühendislik yaklaşımı, sadece bir ham madde tedarikçisi değil, konfeksiyon üretiminin her kademesinde verimliliği optimize eden stratejik bir çözüm ortağı olduğumuzu o dönemde tüm dünyaya bir kez daha kanıtlamıştı.